Büyük Usta !




Bugun facebook 'ta babamın resmini paylaşınca blogumda da birşeyler yazmak istedim onun için..
Babam 52 doğumlı devlet memurluğundan emekli , emekliliğinin hakkını veren bir kişi :) Ortaokul son sınıfta girdiği son sınavı kasıtlı olarak kazanmamış ki Annesi onu okutmak zorunda kalmasın..Çünkü biliyordu ki onu okutmak için çok çok zor bir durumda kalacaktı..Aslında Babası olduğu halde çocukluğunda Bababsızlığı yaşayan ve bize bunun acısını çıkartırcasına güzel bir Babalık yapan bir Baba !

Trabzonun bir köyünde , yol yok , ışık yok , okul yok ...

Okumak için merkezde bir okula gitmesi ve orada kalması gerekli..Ama imkanlar yok..Bunun bilincinde olan Babam O döneme göre matematik dehası olmasına rağmen okulu bırakmış ve kardeşlerine Babalık , Annesine Tabiri caizse eş olmuş..

Bu yüzdendir ki bize , siz benim ikinci ailemsiniz der hep..

Zamanla evlenip çocuğu olduktan sonra artık bağ bahçe yetmeyip dışarda rızık aramak için Zonguldak gümrüğüne birisi vasıtasıyla memur olarak girmiş..Bir ay kadar çalıştıktan sonra Trabzonda babannemin hastalanıp ona ihtiyacı olduğunun mektubunu alınca memurluğu bırak Annesinin yanına koşmuş..Hemen İstanbula hastahanelere götürülmüş ama Babaannem için artık yapacak birşey kalmamış , dua etmekten başka !

50 yaşında Babaannem vefat edince bir süre hayata küsmüş babam..Ama sonrasında ailesi için hayata tutunması gerektiğinin bilinciyle yavaş yavaş eski düzenine dönmüş..Tabiii gümrük memurluğu hikayesi son bulmuş bu arada..

Babaannem ablam ve bir abimi görebilmiş , ben ve diğer abimi hiç görememiş..Ondan sonra benimde doğmamla 4 çocuklu ailesi için mücadelesi başlamış Babamın..

Benden büyük abimin doğduğu sene Allah tekrar ona devlet memurluğunu nasip etmiş ve rızkını oradan kazanmaya başlamış..Önce köyümüzdeki ortaokulda , sonra yeni ilk okulda , sonrada merkezdeki liselerde katiplik yaparak emekli oldu..

Babamla çocukluğuma dair hep güzel anılarımız var..Hiçmi kötü yok derseniz , gerçekten hiç ama hiçç kötü anım yok babama ve aileme dair..Gayet mutlu , huzurlu bir çocukluk geçirdik..

İlk olarak  sırt üstü yatıp ayaklarını karnıma dayayıp ellerimide tutarak beni aşağı yukarı kaldırıp sürekli bu şekilde oynadığını hatırlıyorum çocukluğumdan :) Sonrasında beni evin en küçüğü olarak  muhbir olarak ilan edip akşamleyin evde ne olmuş bitmişse hepsini anlatmamı isterdi , tabii her akşam gelen çikolata ve şekerlerin bunda etkisinin büyük olduğunu söylemeden geçemeyeceğim :)) Bunlar gelmeyince benim ağzım çalışmazdı muhbirliğe ( o zamnada ne cinmişim heee ) :))

Birde çocukluğumdan hatırladığım en komik anım , akşamları köyden gelebilen herkes bize tv izlemeye gelirdi ..Çünkü o dönemde tv yanlış hatırlamıyorsam köyde 2 kişide vardı onlardan biriside bizdik :)) Ne günlerdi beee... :)

Not : Buraya kadar yayazdıklarım BURADA paylaştığım çocukluğumda yaşadığım evde geçiyor ...

89 da yeni evimiz yapılıp , yol, su, eletiriğe kavuşunca birde otomatik çamaşır makinasına , yanlış hatırlamıyorsam bir iki saat önünde oturup çalışmasını izlemiştim :)

Kış o dönemlerde acaip zor geçerdi vede çok kar yağardı..Bizler o kar kışta ailelerimiz olmadan baya bir mesafeye okula giderdik yürüyerek..Mutsuzmuydum ? Aslaaa...
Okuldan geldiğimiz gibi eline bir parça ekmeğini alan yola fırlardı oyun oynamaya :)
Böylece yıllar geçti ve biz büyüdük...
Babam aynı cefakarlıkla çalışıp didinmeye devam etti..O dönemlerde memur maaşı okadar azdı ki , üniversitede okuyan çocuğu için maaşının yarısını gönderir diğer yarısıylada evin diğer geri kalanlarını geçindirmeye çalışırdı..O zor günlerde beraberce atlatıldı..

Ben ilk fatura yatırdığımda 20 li yaşlardaydım..Babam herşeyin yükünü okadar sırtında taşımaya alışmış ki koca kızına şu faturayı yatırırmısın deme ihtiyacı duymuyordu..Bir gün babama ; bu sefer faturaları ben yatırayım nasıl yatırıldığını öğreneyim dedim ve gittim..Birde ne göreyim 10 yaşlarında bir çocuk fatura yatırmaya gelmiş :)

Ve Annemin ilk beyin ameliyatı...Şoklardayız ..Timör , portakal kadar , nasıl felç olmamış vs.vs. doktorun sesi kulağımda hala..Ağlamamak için kendimizi tutmalar , Anneme kıyamamak , Babamın yıkıldığını görmek..Zor günlerdi !!

Bu dönemide Babamın desteğiyle hep birlikte atlattık..

Kısaca Hayatımın her evresinde , her zor günümde Babam yeri geldi arkadaşım, yeri geldi sırdaşım , yeri geldi BABA gibi baba oldu bana ve bize..Onun varlığını bilmek , desteğini iliklerime kadar hisetmenin mutluluğunu tarif bile edemem..Bu yüzdendir ki bu yazıyı yazmak istedim..tarihe bir not olarak..

Başta yazdıklarım Babamın hayat hikayesinden cımbızla alınmış bölümler..Hani derler ya anlatsam roman olur , işte öyle insanlardan hayat hikayesi..

Allah başımdan , başımızdan eksik etmesin onu..Bu dünyada ve Ahirette hiç ama hiç utandırmasın..Ona ve Anneme sağlıklı hayırlı bir ömür versin..Onların duaları oldukça bizim sırtımız yere gelmez Allah'ın izniyle..

Bu vesileyle Tüm babalarımızın  ellerinden öpüyorum, Öteki dünyaya göçmüş babalarımızada Allah'tan rahmet diliyorum , mekanları cennet olsun inşAllah ...Aminn..

Not: Babam liseyi açıköğretimden bitirdi..Sonrasında açıköğretim fakültesine kaydını yaptırdı fakat çalışma durumu müsait olmadığı ve harçlarını yatıramadığı için devam ettiremedi ve hala onun ukdesi içinde yaşıyor..

8 yorum:

Canım Ayşegülüm keyifle okudum güzel paylaşımını,yüreğine sağlık.Rabbim anacığına babacığına hayırlı sağlıklı uzun ömürler versin hep yanınızda olsunlar onların desteği duası hep sizlere gelsin canımm.Sevgilerimile canımmmm.

vişnap'cım çok teşekkür ederim aminn inşAllah..Senin Anne Babanada Allah rahmet eylesin ,mekanları cennet olsun..Öbür dünyada kavuşmak nasip olsun canım arkadaşım..

Çok güzel bir paylaşım severek okudum ve Beşparasız-Ayşegül'ü tanıdığıma bir o kadar daha sevindim.. Allah acılarını vermesin bizlere gerçekten onların dualarına çoook ihtiyacımız var.. Teşekkürler bu güzel paylaşım için :)

Emine'cim çok çok teşekkür ederim güzel düşüncelerin için..İçtenlikle , zaman zaman gözlerim dolarak yazdım o yazıyı..Anlaşılan o duygu karşıdan hissedilmiş..
Bende seni ve birçok blogcu arkadaşımı tanımaktan çok mutluyum , iyiki tanımışım sizleri..Belki günün birinde yüz yüze görüşmekte nasip olur sizlerle kim bilir :)
Teşekkür ediyorum yorumun için ..

severek okudum allah uzun omurler versın butun anne babalara ben hem annemı hem babamı kaybettın acıları hala yureğımde kıymetlerını bılmek gerekır

Selma Tamer , Allah razı olsun , aminn inşAllah..Senin Anne Babanada Allah rahmet eylesin , mekanları cennet olsun ..
Elimizden geldiğince kıymetlerini biliyoruz , umarım haklarını ödeyebiliriz..
Teşekkür ederim yorumun için :)

Çok güzel bir yazı olmuş.Kızlar genelde babalarına daha düşkün olurlar.Yalnız merak ettiğim baban annesi vefat ettikten sonra bunalıma girdiği dönemde ne işle meşguldü ? Evi nasıl geçindirdi,nasıl ayakta kaldınız ? Benim böyle babam olsa sırtında taş taşıyacak,şerefli ve ahlaklı saygıda zerre kadar kusur etmem.Lise 1 de okurken evi birden terk edip beni annemle bir başıma bırakan ve askerlikten emekli olduktan sonra doğru düzgün bir işte çalışmayıp yan gelip yatan birine baba demek pek adil olmaz.Şuan annemle barıştılar ama işin içinde maddiyat var.Hala unutmadım o günleri,halen ona baba diye seslenmiyorum çünkü insan şuan ne olduğuna değil,nereden geldiğini unutmamalıdır.

Adsız keşke isminizi yazsaydiniz daha memnun olurdum..
Babaannemden kisa sure sonra yaklasik bir yil sonra ise baslamis..O arada ve oncesinde koydeki herkes gibi inek besleyip sut yogurt vs. ihtiyaçlarını böyle karşılarlarnış..Ayrıca bahcede birseyler yetiştirirlermiş..Onun haricinde de findıktan gelirleri olurmuş birazcık..
Şunuda belirteyim Babaannem vefat etti ama dedem hala sağ ve çocukları üzerine titrer ..Bu durumun maddiyatla hic alakasi yok tamamen vicdani durumdan..Kısaca sen evlatlık görevini yerine getir diğerlerini Allah'a havale et..Ondan daha adaletli kim var ki ?
Tesekkür ederim yorumunuz için..

Yorum Gönderme