Beşparasız Blog 1000. Yazıya Ulaştı :)






Blog yazmak bağımlı olmak gibi birşey sanırım.Kopmak istesenizde kopamıyorsunuz bu ortamdan..

Bundan tam 6 yıl önce başladım yazmaya.Blogspot'ile başlayıp ,besparasiz.net alan adıyla devam ettim..

Çeşit çeşit konular ,farklı farklı fikirler paylaştım buradan.Deneyip beğendiğim yemekler,yöresel tatlar ve daha bir çok şey..

İyi günümüzüde paylaştık kötü günümüzüde..Ama hiç bir zaman kimseyi kirmak yada üzmek adına yazılar paylaşmadım.Siyasi görüşümü yada benzer şeyleri bloguma hiç taşımadım.Blogların objektif kalması taraftarı oldum hep..

Bugün geldigimiz noktada ..

° 1001 adet yazı..
° 941421 sayfa görüntüleme..
° 266 takipçi kazandım..

Yazılarımın özgün olmasına çok özen gösterdim..Sahte sayfa gösterim kodlarıyla sayfa gösterimini artirma gibi bir derdim hiç olmadı..

Özgün kaldığım sürece takipçileriminde özgün olacağını hep düşündüm..

Kısaca ben blog'uma gönlümü verdim..Bu sayede çok güzel arkadaşlıklar ,dostluklar kazandım..

Umarım 1001 gece masalları gibi blog'umunda masalları hiç bitmez..

Sevgi ve saygılarımı gönderiyorum her birinize..

60 Hyundai i10’dan #BiriYakışırSANA!


Sana’sız mutfak olur mu hiç :) Yıllardır mutfaklarımızdan hiç eksik olmayan Sana, 2015’te mutfaklarımızı daha da şenlendireceğe benziyor. Neden mi? Çünkü Sana, 60 şanslıya Hyundai i10 kazandırıyor!


#BiriYakışırSANA kampanyası şimdiden TV’de, billboard’larda, gazetelerde, her yerde karşımıza çıkıyor ve sosyal medyada en çok konuşulan kampanyaların başında geliyor. Eee, Sana ne de olsa 1 değil, 10 değil, tam 60 araba veriyor, “Biri yakışır sana” diyor :) Kampanyaya katılmak için tek yapmanız gereken Sana paketlerinin iç yüzünde veya Sana kaselerinin folyolarında yer alan şifreyi ad, soyad ve adresinizle birlikte 6635’e SMS’le yollamak veya www.sanabirtarifimvar.com adresi üzerinden paylaşmak... Küçük bir hatırlatma: Çekilişe katıldığınız şifreli Sana ambalajlarını ve alışveriş fişlerinizi de saklamayı unutmayın. 60 şanslının araba hayallerini gerçekleştirecek olan Sana’ya teşekkürler!


23 Nisan’a dek sürecek olan kampanya boyunca daha çok Sana, daha çok çekiliş hakkı demek... O yüzden hanımlar, sofralarınızı Sana’lı kekler, börekler ve yemeklerle donatmanın tam zamanı :)


Detaylı bilgi için www.sanabirtarifimvar.com’u ziyaret edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Çocuğunuza İç Çamaşırı Kuralını Öğretin !




Son zamanlarda sık sık bu konuları görüyoruz ve okuyoruz..Malesef öyle bir noktaya geldik ki çocuklarımızı gözümüzün önünden ayıramıyoruz..

Ve istatislikler gösteriyor ki cinsel istismar en çok yakınları tarafından gerçekleştiriliyor.O yüzden kimseye yapmaz gözüyle bakmayıp ,çocuklarımıza gereken eğitimi vermeliyiz..

İlk eğitime çocuğumuzun doğumundan itibaren başlamalıyız.

Erkek yada kız çocuğunuzu , erkek yada bayan fark etmez hiçbir 3. Kişinin yanında bezini  ve üzerini değiştirmeyin..

Çocuklarınızı dudaklarından öpmeyin..Bu şekilde çocuğunuz bunu normal olarak görecek ve kötü niyetli kişilere karşı tepki gösteremeyecektir..



Özellikle erkek çocuklarınızın yapacağı bu tür hareketleri görmezden gelmeyin ve mutlaka ceza yöntemi uygulayın. (Bu konuda pedegogdan yardım alın )

Eğer çocuklarınızda bu tarz eğilimler varsa mutlaka bir pedegog a başvurun ve altında yatan nedeni öğrenin..

Çocuğunuza çamaşırının ve içerisindekinin sadece kendine özel olduğunu açık bir dille anlatın ve anlamasını sağlayın..Yaşı küçük demeyin her yaştaki çocuğa bu eğitim verilebilir ,yeterki anlatmasını bilin..


Unutmayın çocuklarımız en çok bizi örnek alır..O yüzden evdeki kılık , kıyafet ve davranışlarımıza lütfen dikkat edelim..

Son olarak bir bilinçlendirme hareketi olarak BURADAKİ sayfaya bir göz atmanızı öneririm..


Çikolatalı Sufle Tarifi ( Güveçte )




Tatlı ve çikolata krizlerine en kısa sürede son verecek lezzetlerden birisidir sufle..Denemeyen yoktur eminim,ama varsada mutlaka denesin derim ben..

Ben blog'uma eklediğim tarifleri mutlaka denemiş ve damak tadıma uygun olduğunu düşündüğüm için paylaşıyorum.Bir nevi tarif defterim burası :)

Sufle'ye gelirsek..

Malzemeler ;
3 yumurta
120 gr. Herhangi bir marka bitter çikolata..
3 yemek kaşığı tereyaği veya benzeri katı yağ.
1 su bardağı süt
3 yemek kaşığı kakao
Yarım su bardağı şeker
Yarım su bardağı un
Bir tutam tuz.

Yapılışı;

Öncelikle tereyağını eritip içerisine unu ekleyip pembeleşinceye kadar kavuruyoruz..

Tavanın altını kısıp öncelikle sütü ardından küçük parçalara ayırdığımız bitter çikolata ,kakao ve sekeri hızlıca ekliyoruz ve resimdeki gibi katı muhallebi kıvamında bir karışım elde ediyoruz Ve soğumaya bırakıyoruz..

(Eğer karışım çok katı olursa bir miktar daha süt ekleyerek açabilirsiniz..)

Diğer taraftan yumurtaların içerisine bir tutam  tuz ekleyerek köpürene kadar çırpıyoruz.

Yumurta hazır olunca tavada hazırladığımız karışımı yumurtaya ekleyip çırpmaya devam ediyoruz..Taki birbiriyle özleşene kadar.

Karışımı güveç kablarına bölüştürüp tepsiye diziyoruz Ve Isıtılmamış fırında 180 derecede 15  dakika pişiriyoruz.

( Bu tarif 5 porsiyon çıkıyor..)

Üzerleri hafif çatlayan suflelerimizi fırından çıkarıp sıcak servis ediyoruz..

Yapmak isteyenlere şimdiden afiyet olsun :)









8 Mart Dünya Kadınlar Günü




Dünya genelinde kutlanan kadınlar günü ülkemizde de oldukça yoğun bir şekide kutlanıyor.
Belediyeler bu konuda çeşitli organizasyonlarla birbirleriyle yarışıyor..

Keşke kadınlara saygı konusunda zihniyetleri değiştirebilsek de ,bu tür şeylere ihtiyaç duyulmasa..

Kadına saygı bana göre alınan eğitimle bitmiyor..Yetişme tarzı,aile terbiyesi ve en önemliside Aile içerisinde Baba'nın Anneye karşı tutumu çok önemli..

Mesela bir Ailede Baba Anneyi sürekli aşağılıyor ve çocuklarının gözünde küçük düşürüyorsa ,muhtemeldir ki o Ailede yetişen çocuk Anneye saygıyı bilmeyecek,dolayısıylada hiçbir kadına ömrü boyunca saygı duyamayacaktır..

Ne kadar eğitimde alsa zihniyetini değiştirmedikten sonra aynen Babası gibi yaşamaya devam edecektir..

Saygı ,sevgi meselesi eğitimle öğrenilebileceği gibi , zihniyeti de değiştirmekden geçiyor..

Günümüzde bir Doktor , bir avukat,bir hakim,bir savcı dahi eşine şiddet uygulayabiliyorsa , bana kimse eğitim naraları atmasın..Önce zihniyet değişecek !

Biz Annelere büyük görevler düşüyor bu konuda..

Örneğin ,erkek çocuk ayrımına düşüp eğitiminde gevşek davranırsak ,çocuklarımıza en büyük kötülüğü yapmış oluruz..Sadece bu konuda değil her konuda onları kötü alışkanlıklara itmiş oluruz..

Peki bu konuda neler yapılabilir..

° Öncelikle Anne Babaları eğitmeyle işe başlanmalı.
Hamilelik döneminde ailelere çeşitli seminerler verilebilir.Buna teşvik için gerek doğumda ,gerekse sonrasında seminere katılanlara bazı sosyal olanaklar sağlanabilir.

° Şiddete maruz kalan kadın ve çocuklar için ayrı bir ödenek ayrılabilir.Bu sayede kadın susup bütün olanları sineye çekmez ..Eşinin yanından ayrıldığı anda devletin her yönden ona kucak açacağını bilir..Birçok erkeğin ,kadının arkasında kimsesi olmadığı  ve gidecek yeri olmadığı için kendinde bu hakkı gördüğünü ve şiddet uyguladığını düşünürsek ..

° Cezalar çok çok daha fazla caydırıcı olmalı..Kadın davadan vazgeçse dahi geri adım atılmamalı..

° Şiddet uygulayan erkeğin maaşının bir kısmına ,yada bankadaki parasına el konulup otomatikmen kadına aktarılması sağlanabilir.

° Kadına şiddet uygulayan erkekeğin aynen sabıka kaydı gibi siciline islenip iş basvurusunda ona göre değerlendirilebilir..

° Daha  önce sevgilisine,eşine şiddet uygulayan bir erkek evlenmek amacıyla belediyeye başvuru yaptığı zaman karşı taraf bu  konuda mutlaka bilgilendirilmeli..

°İş yerlerinde bu konuda yılda birkaç kez olmak şartıyla zorunlu seminerler verdirilebilir..Nasıl işyeri hekimi,iş güvenliği uzmanı varsa..

°Okullarda din derslerinde ,dinimizin kadına verdiği değer daha detaylı ve anlaşılır şekilde anlatılmalı..

Şimdi diyeceksiniz ki ,bu insanları toplumdan soyutlayacak şeyler bunlar.Daha yapıcı olunabilir..

Bu konunun artık yapılacak,tolerans gösterilecek bir yönü kalmadı..Caydırıcılık adına ne akla geliyorsa uygulanmalı.Bırakın bazıları buna dikdatörlük desin..

Kadın kimsenin kölesi değil.Kadın erkeğe Allah'ın bir emaneti ! Sadece bunu düşünmek bile yeterli olacaktır ama,malesef dini bilgilerimiz malesef yozlaşmış durumda..İşimize ne zaman,hangi konuda gelirse o zaman din'e başvuruyoruz..

Yazdıklarım yazmak istediklerimin milyonda bir'i aslında..Ama anlayana sivri sinek saz,anlamayana davul zurna da az diyerek yazıma son vermek istiyorum..

Kadına gereken değerin verildiği bir ülke olabilmek ümidiyle..

Günümüz kutlu olsun..







Yıllardır Doğru Bilerek Yaptığımız Yanlışlar





Bugün katıldığım sağlıklı beslenme seminerinde yıllardır doğruluğuna inandığım ,aslında yanlış olan birkaç şeyi not aldım..Bunları sizlerlede paylaşmak istiyorum,eminim sizinde ilginizi çekecekdir..

Benim için seminerin en şaşırtıcı konusu et sularıyla ilgili bildiğim şeyin aslında doğru olmadiğıydı..Ki zaten reflex olarak "aaaaa"diye sesli bir tepki verdim salonda :)))

Ben özellikle kızımdan sonra çorbalarımda ,pilavlarımda,yemeklerimde ,et yada tavuk suyu kaynatarak kullanıyordum.Bunun vitaminli oldugunu düşünerek , yada büyüklerimizden öyle gördüğüm için yapıyordum.Meğer ,eti yada kemigi,yada tavugu haşlayınca vitamini suyuna geçmezmiş.Sadece lezzetli bir su elde etmiş oluyormuşuz ..

Aaa diye tepki vermem boşa değildi :)) Peki büyükerimiz kolu bacağı kırılana niye kemik suyu kaynatıp içirir? Mademki işe yaramıyor bu bulyon denen zımbırtıyı neden yıllardır ballandıra ballandıra reklam yapıyorlar?

Bunların takdirini sizlere bırakıyorum..

Diger bir konuda UHT sütlerin açık sütlere nazaran daha sağlıklı olduğu..

Açık sütlerin içerisindeki bir mikrop uzun Süre kaynatılırsa ölüyormuş.Fakat sütü uzun süre kaynatıncada vitamini kayboluyormuş..
UHT denilen sütler ,ani kaynama ve ani soğutma işleminden geçtiği için ,açık sütte bulunan mikrop onlarda olmuyormuş.

Bu konuda aslında yıllardır tartışılır hep..Ciddi fikir ayrılıkları yaşanıyor.

Yine takdir sizin..

Bir diğer konu yumurtaları dolaba koymadan önce yıkamak..

Esasında yumurtayı kırmadan yada haşlamadan önce güzelce yıkamak gerekiyor.Ciddi mikroplar taşıdığını hepimiz biliyoruz..

Fakat bu yıkama işlemi dolaba konmadan önce yapılırsa üzerinde bulunan,gözle görülmeyen delikler suyla temas edince açıldığı için mikroplar yumurtanın içerisine işliyormuş..

Yıkanmadığını bilsemde mantıksal açıklamasını öğrenmiş oldum..

Bunların yanında..

Buharda pişirmenin haşlamakdan sağlıklı olduğunu..

Haşlanmış yumurtanın kollestrolu etkilemediğini..

Sebzeleri suda fazla bekletince vitaminlerini kaybettiğini..

Çocuklarımıza süt ve süt ürünlerini her gün düzenli yedirmemiz gerektiğini..

Acıktığımız zaman değil ihtiyacımız olduğu zaman beslenmemizi..

Yediklerimiz değil miktarının sağlığımızı etkiledeiğini..

Ve daha not alamadığım birçok konuyu dinledim..

Bunların bir çoğunu bilsekde tekrar yapmak hiçte fena olmadı ..



Hepinize sevgilerimi gönderiyorum :)

Burcu Esmersoy ve Refika Birgül “Fırından Lezzetler Yarışması” için Fırın Başına Geçti!


Lay’s Fırından, tüm Türkiye’den tariflerin alınacağı “Lay’s ile Fırından Lezzetler” yarışması için mutfakta kendine güvenen herkesi yarışmaya davet ediyor. Lay’s Facebook sayfasında paylaşılacak tarifler, Burcu Esmersoy ve Refika Birgül’ün oluşturduğu jüri tarafından değerlendirilecek. Dereceye giren en lezzetli 5 tarifin sahibi İstanbul’da gerçekleşecek büyük finalde yarışmaya hak kazanacak.


Lay’s Fırından, lezzetinden ödün vermeden sadece fırınlanarak hazırlanması ve %50 daha az yağlı olmasıyla favorilerimden! Şimdi de benim gibi yemek yapmayı sevenler için harika bir haberim var!



Tüm Türkiye’den birbirinden lezzetli tariflerin yarışacağı “Lay’s Fırından Lezzetler Yarışması’’ 16 Şubat  - 20 Mart tarihleri arasında Lay’s Facebook sayfası üzerinden gerçekleşiyor. Ekranların güzel ve formda sunucusu Burcu Esmersoy ve Türk mutfağına yenilikçi bir bakış açısı getiren Refika Birgül’ün jüri koltuğunda oturduğu yarışmada, fırından lezzetler kıyasıya yarışacak.


Yarışmaya, Lay’s Facebook sayfasına yemek tarifinizi ve tarifin fotoğrafını yükleyerek katılabilirsiniz. Kampanyanın her aşamasında katılımcıların gönderdikleri içerikler; yaratıcılık, özgünlük, uygun pişirme süresi kriterleri göz önünde bulundurularak jüri tarafından değerlendirilecek. Jürinin seçeceği 5 tarifin sahibi İstanbul’da gerçekleşecek büyük finalde yarışmaya hak kazanacak.


Finalde tariflerini hazırlayarak jürinin beğenisine sunacak olan yarışmacılardan kazanan “Fırın Lezzeti” ustası ise beyaz eşya setinin sahibi olacak ve tarifini Lay’s paketleri üzerinden tüm Türkiye ile paylaşma şansı yakalayacak.


Tarifinize güveniyorsanız sizi böyle alalım.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Uyuyan Kedi Şapkası





Derya Baykal'ın programını izliyorsanız bu şapkayı orada görmüşsünüzdür muhtemelen..
Kayınvalidem de oradan görüp yapmış bunu.Azıcık mutasyona uğrasada ,aslıda buna benzer birşeydi işte :)

Kızımın eski tokalarından çıkardığım Hello kitty leri ben slikonla yapıştırdım..Aslında orijinalinde o tür bir aksesuar yok..

Gözleride farklıydı ama ben siyah boncuk diktim..

Kısaca kendi zevkime göre ayarladım :)

Yapmak isteyenlere şimdiden kolay gelsin..