8 Mart Dünya Kadınlar Günü




Dünya genelinde kutlanan kadınlar günü ülkemizde de oldukça yoğun bir şekide kutlanıyor.
Belediyeler bu konuda çeşitli organizasyonlarla birbirleriyle yarışıyor..

Keşke kadınlara saygı konusunda zihniyetleri değiştirebilsek de ,bu tür şeylere ihtiyaç duyulmasa..

Kadına saygı bana göre alınan eğitimle bitmiyor..Yetişme tarzı,aile terbiyesi ve en önemliside Aile içerisinde Baba'nın Anneye karşı tutumu çok önemli..

Mesela bir Ailede Baba Anneyi sürekli aşağılıyor ve çocuklarının gözünde küçük düşürüyorsa ,muhtemeldir ki o Ailede yetişen çocuk Anneye saygıyı bilmeyecek,dolayısıylada hiçbir kadına ömrü boyunca saygı duyamayacaktır..

Ne kadar eğitimde alsa zihniyetini değiştirmedikten sonra aynen Babası gibi yaşamaya devam edecektir..

Saygı ,sevgi meselesi eğitimle öğrenilebileceği gibi , zihniyeti de değiştirmekden geçiyor..

Günümüzde bir Doktor , bir avukat,bir hakim,bir savcı dahi eşine şiddet uygulayabiliyorsa , bana kimse eğitim naraları atmasın..Önce zihniyet değişecek !

Biz Annelere büyük görevler düşüyor bu konuda..

Örneğin ,erkek çocuk ayrımına düşüp eğitiminde gevşek davranırsak ,çocuklarımıza en büyük kötülüğü yapmış oluruz..Sadece bu konuda değil her konuda onları kötü alışkanlıklara itmiş oluruz..

Peki bu konuda neler yapılabilir..

° Öncelikle Anne Babaları eğitmeyle işe başlanmalı.
Hamilelik döneminde ailelere çeşitli seminerler verilebilir.Buna teşvik için gerek doğumda ,gerekse sonrasında seminere katılanlara bazı sosyal olanaklar sağlanabilir.

° Şiddete maruz kalan kadın ve çocuklar için ayrı bir ödenek ayrılabilir.Bu sayede kadın susup bütün olanları sineye çekmez ..Eşinin yanından ayrıldığı anda devletin her yönden ona kucak açacağını bilir..Birçok erkeğin ,kadının arkasında kimsesi olmadığı  ve gidecek yeri olmadığı için kendinde bu hakkı gördüğünü ve şiddet uyguladığını düşünürsek ..

° Cezalar çok çok daha fazla caydırıcı olmalı..Kadın davadan vazgeçse dahi geri adım atılmamalı..

° Şiddet uygulayan erkeğin maaşının bir kısmına ,yada bankadaki parasına el konulup otomatikmen kadına aktarılması sağlanabilir.

° Kadına şiddet uygulayan erkekeğin aynen sabıka kaydı gibi siciline islenip iş basvurusunda ona göre değerlendirilebilir..

° Daha  önce sevgilisine,eşine şiddet uygulayan bir erkek evlenmek amacıyla belediyeye başvuru yaptığı zaman karşı taraf bu  konuda mutlaka bilgilendirilmeli..

°İş yerlerinde bu konuda yılda birkaç kez olmak şartıyla zorunlu seminerler verdirilebilir..Nasıl işyeri hekimi,iş güvenliği uzmanı varsa..

°Okullarda din derslerinde ,dinimizin kadına verdiği değer daha detaylı ve anlaşılır şekilde anlatılmalı..

Şimdi diyeceksiniz ki ,bu insanları toplumdan soyutlayacak şeyler bunlar.Daha yapıcı olunabilir..

Bu konunun artık yapılacak,tolerans gösterilecek bir yönü kalmadı..Caydırıcılık adına ne akla geliyorsa uygulanmalı.Bırakın bazıları buna dikdatörlük desin..

Kadın kimsenin kölesi değil.Kadın erkeğe Allah'ın bir emaneti ! Sadece bunu düşünmek bile yeterli olacaktır ama,malesef dini bilgilerimiz malesef yozlaşmış durumda..İşimize ne zaman,hangi konuda gelirse o zaman din'e başvuruyoruz..

Yazdıklarım yazmak istediklerimin milyonda bir'i aslında..Ama anlayana sivri sinek saz,anlamayana davul zurna da az diyerek yazıma son vermek istiyorum..

Kadına gereken değerin verildiği bir ülke olabilmek ümidiyle..

Günümüz kutlu olsun..







1 yorum:

Bence de "kadın" zarar gördüyse; bunu kamu davası haline getirilmeli.
Evlilik için başvuru yapıldığında; bu kişilerin en az 6 ay- 1 sene psikoterapi gördükten sonra psikolog onayı alınca evlenmelerine izin verilmeli. Karşı tarafda bilgilendirilmeli.
Önerilerini çok beğendim. Blog faceinde paylaşacağım. Sevgilerimle.

Yorum Gönderme