2 Yaş Sendromu !



Her yaşın yada dönemin ayrı bir sendromu var..Kendi adıma , gençlik sendromu , sevgiliye kavuşma sendromu :) , evlilik sendromu , hamilelik , doğum ,lohusa ,bebek , derken silsile devam eder :)

Kendi sendromlarımı geride bırakıp kızımın sendromlarına geçtim artık :)

Birçok anne iki yaş dönemini biraz sancılı bulur , bende öyle ..

Prensesim iki yaşına girince haliyle bebeklikten çıkıp kendi başına bir birey olma çabasına girdi..Bir tiripler , bir nazlar , anlatılmaz görmeniz lazım :)

Herşeyi kendi başına yapmak istemesi , kızınca yüz üstü yere yatıp ( yalancıktan ) ağlaması ve hırçınlığı en belirgin bulgular..

Artık pusette oturmayı red edip her defasında yine o meşhur yalancık ağlamasıyla tepki vermesi..Kısa mesafelere elini tutup götürsemde , uzak mesafelerde yorulacağını bildiğim için , kucakta taşımayıda hiç sevmediğim için kullanmak zorunda kalıyorum :)

Karnı aç olsada tok olsada akşam yemeklerinde bizimle masaya oturup , salatayı karıştırma çabasıda görülmeye değer doğrusu :) Kaşığı bir benim , bir babasının tabağında dolaşmasıda cabası :)

Evde yapılan herşeyi taklit etmeside bu dönemin bir göstergesi sanırım..Beraber çamaşır asıp toplamak ,katlamak , bulaşık makinasını beraberce boşaltmak , lavaboda kendi başına el,yüz, ayak yıkama çabası ve beraberce dişlerimizi fırçalamak bunlardan bazıları..

Sendrom dediğime bakmayın, bana göre büyüme çabası bunlar :) Aslında büyümüş olması , her söylediğimi anlaması , elini tutup gezmelere çıkmak çok keyifli o
Annemmm diye boynuma sarılması yokmu , bütün hücrelerimi tedavi eden bir an :)
beraber oyun oynamak dünyadaki en güzel şey..

Saklambaç onunla anlam kazandı sanki , yada kağıt kalem ..

Merdivenleri kendi başına çıkmayı tercih etmesi , kenarlara tutup çıkarken artık hiç tutmadan çıkması ve kendi dairemizin kapısını , kapı süslerinden tanıyıp ben kapıyı açmadan zile basması vede babası bizden önce eve gelmiş kapıyı o açmışsa kızımdan mutlusu , onu öyle görünce bizden neşelisi yok dünyada :)

Baba ve Anne düşkünlüğü bu dönemde tavan yapmış durumda..Akşama kadar sürekli "anneeee" diye çağırması , gördüğü yada yaptığı birşeyi anne bak der gibi sürekli çağırması bazen yorucu olsada sabretmek gerekli olduğunun farkındayım..Aslında yaptığı ve gördüğü şeyleri direk benimle paylaşması çokta hoşuma gidiyor ..İnşallah büyüyüncede aynı şekilde paylaşır herşeyini..

Çok hayırcı bir anne dğilim ama istikrarlı bir anneyim...Hayır dediğim şeyi evete çevirmem çok gerekmediği sürece..Diğer türlüsünün çocuğa zarar verdiğini düşünenlerdenim..Ağlayarak istediği şeyi yaptırmaya çalışma dönemlerinde olduğu için , bu dönemde istikrarlı olmak şart..

Acaip hareketli bir yapıda olduğu için ev dışında biraz zorlansakta , yinede şükürler olsun Diyorum ve sabırla 3 yaşını doldurmasını bekliyorum :)

Her bakışımda , her gülüşünde , her gece uykusunda mışıl mışıl uyurken seyrettiğimizde şükürler ediyoruz..Bu bizim minicik kızımız mı ? ne zaman büyüdü ? gibi sorular tekrarlanmakta..

Her yaşın yada ayın ayrı ayrı zorlukları olsada , bunu keyfe çevirmek elimizde ve çokta zor değil..Yeterki sabredip biraz çocukluğumuzu hatırlayalım..

Ve en önemliside Rabbimizen bize bu duyguyu tattırmasına şükredelim ! Bu duyguyu tatmak için ömürlerini harcayan insanlarada dualarımızı esirgemeyelim canlar :)

Çocuklarınızla geçireceğiniz zamanların çok çok keyifli geçmesi dileğiyle ..

sevgilerimi gönderiyorum hepinize :)







2 yorum:

valllaha sıkılmadan hepsini okudum haa güzel yazı olmuş abla . keşke çocukluğuma tekrar dönebilsem :)

Yalçın Güler , teşekkür ederim ..Keşke bende çocukluğuma dönsem , hepte öyle kalsam :))

Yorum Gönderme